obenplus.com | oben+ | Hikayesi bol bir yazılımcının kaleminden, teknoloji dünyasını en önemli ve en ince ayrıntısına kadar takip etmek, bir yazılımcının hayatını, yaşantısını gözlemlemek isteneyenler için...

Archive for Haziran, 2014

23 Şubat 2014 tarihinde yayınladığım uygulamam ” KPSS Tüm Dersler” an itibariyle 79.989 indirilme oranına ulaşmış durumda. Bu benim için büyük bir mutluluk…

KPSS ye giren tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Umarım, her biriniz gönlünüzdeki meslek için ilk adımı atmış olursunuz…


Dün “Y Kuşağı Yönetimde” isimli eğitime katıldım. Oldukça faydalı bir eğitim olduğunu söyleyebilirim. Belirtmekte fayda var ki, eğitim tamamen Y kuşağının yönetimde izleyeceği yöntemler ile ilgili değil, genel bir kişisel gelişim eğitim tadındaydı. Aldığım bir kaç not var, sizinle de paylaşmak isterim. Vaktiniz olduğu bir zaman incelemenizde fayda olduğunu düşünüyorum.
 
·         Dersin başında, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı nedir ? Bu konulardan bahsettik. Buna göre 81 – 94 arası olanlar Y , öncesi X, sonrası Z kuşağı olarak genel bir tanım yaptık.
·         Y kuşağına ilişkin bir S.W.O.T analizi yaptık. Aslında oldukça keyifliydi bu çalışma. (Ekteki 1.JPG)
·         Eğitmenimiz Tuğsel, ODTÜ’de bir hocanın hikayesinden bahsetti. Daha önce duymayanlarınız için güzel bir hikaye : ODTÜ’de bir hoca, oldukça ünlü bir hoca, ders verecek ve bu ders çok büyük bir amfide veriliyor haliyle. Dönemin ilk dersi, herkes heyecanlı… Hoca gelir ama herkes konuşuyordur birbiriyle, zaten ilk ders olduğu için insanlar birbirlerini tanımaya çalışıyorlardır… Hoca öğrencilere doğru bakar, halen herkes konuşmaya devam ediyordur, bakmaya devam eder ve öğrenciler bunu farkederler, ortam sessizleşir. Hoca tahtaya doğru döner ve şunları yazmaya başlar;
1 : Bu 1 sizin karakteriniz demek, bunun yanına bir tane 0 koyun, bu sıfır sizing bilginiz demektir ve 10 olursunuz. Bunun yanına bir 0 daha koyun, bu sıfır szin becerinizi ifade eder, 100 olursunuz. Bir sıfır daha koyun bu sizin iletişim beceriniz demektir 1000 olursunuz. Bir sıfır daha koyun, bu da sizin politikliğiniz demektir 10.000 olursunuz. Fakat ne zaman ki karakterinizi kaybettiniz, o zaman koca bir sıfırdan ibaretsiniz.
·         Tuğsel hoca derste bize, iyi bir yöneticiyi nasıl tanımlarsınız diye bir soru sordu. Ben de cevaplarımı ekteki gibi verdim. (2.JPG) (İnsiyatif veren, değer veren, dinleyen, güvenen, arkadaş gibi, koruyucu, parlatan, ödüllendiren, adil, empati yapabilen vb.) Bu saydıklarım hemen hemen her arkadaşım için de aynı şekildeydi. Yani biz çalışanların yönetici tanımlarına baktığımızda bunların çoğu yöneticinin iş bilgisi ile ilgili değil. Hatta hemen hemen hiç biri değil. Çalışanlar, en önce, karakterli bir yönetici istiyorlar. Bu çalışmadan hareketle, bir çalışanın ya da yöneticinin en başta sahip olması gereken şey, karakterdir sonucuna vardık. Bir yönetici, tutarsız olmuyorsa, bu karakterinin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanıyor olabilir olarak özetledik.
·         Dersin devamında Dr. Katerine Benzinger’in Bilişsel Stiller Testi’ni uyguladık. Benzinger diyor ki, beynin sadece sağ ve sol lobu yok, ön ve arka lobu da var. Buna karşı tez de az değil, yorum sizin. Bu teste göre, insanlar 4 moda ayrılıyorlar. Bu modları da sarı, mavi, kırmızı, yeşil olarak adlandırıyor. Mod 1 , Mod 2 , Mod 3 ve Mod 4 testlerine verdiğiniz cevaplara göre, bir harita çıkartıyorsunuz ve bu sizin ne kadar sarı ne kadar mavi ne kadar kırmızı ve ne kadar yeşil olduğunuzu ifade ediyor. Benim test sonucum, kırmızı ve yeşili eşit oranda barındıracak şekilde çıktı. Siz de kendinize bu testi uygulayabilirsiniz. (Testi ekte paylaştım)

“Mod 1 (Sarı) düşünce tarzı düzenli ve prosedüreldir. Zaman içinde gerçekleşen tekrarları ifade eder. Gerçek mod 1 düşünürleri rutinlerden ve prosedürlerden tatmin alırlar: Detaylara dikkat konusunda ustadırlar. Sadık ve düzenilirdirler; aynı şirket içinde yıllar boyunca çalışabilirler ve işlerine olan ciddi yaklaşımları ve bağlılıklarıyla öne çıkarlar. Problemleri adım adım çözerler ve geleneksel değerlere önem verirler.”
“Mod 2 (Mavi) düşünce şekli ruhsal, sembolik ve duygusaldır. Başkalarının durumlarına, ruh hallerine ve sözle dile getirilmeyen ifadelerine karşı hassastır. Güçlü mod 2 düşünce şekline sahip olanlar kendilerini ifade ederler, başkaları ile kelimeler ve vücut dili ile bağlantı kurarlar. İçten gelen bir şekilde başkalarına karşı ilgilidirler; bir kişinin nasıl hissettiğinin önemli olduğunu düşünürler ve kişisel ve profesyonel hayatta içsel harmoniye ve kişilerarası ilişkilerdeki dengeye önem verirler. Pozitif ve empatik olma konusunda doğal yetenekleri vardır. Mod 2’dekiler başkalarını motive etme ve kendi düşünceleri doğrultusunda heyecanlandırma konusunda yeteneklidirler.”
“Mod 3(Kırmızı) düşünce şekli görseldir. Kolaylıkla sıkılırlar, devamlı olarak yeni konular, yeni bilgiler peşindedirler. Birebir ilişkilerdeki etkilerinin yanısıra, insanlık ve gelişimine oldukça ilgilidirler. Büyük resim ile ilgilenirler. Yeni fikirler, yaratıcılık onlardan sorulur.”
“Mod 4 düşünce tarzı mantıksal ve matematikseldir. Kritik analiz, problem çözme ve araçlar ve makinaların kullanımı hakkında başarılıdırlar. Net olarak ifade edilmiş hedefleri vardır ve her durum için net olarak ifade edilmiş stratejiler üretebilirler. Bu özellikleri onları liderlik pozisyonlarına hızlı bir şekilde çıkarır. Teknik, finansal ve mekanik işleri yapmaktan zevk alırlar.“
·         Etkililik ve Verimlilik kavramları üzerinde durduk. Bunu bir koşu yarışmasına benzetirsek, etkililik “doğru yöne koşmak”, verimlilik ise “birim zamanda daha çok üretmek” anlamına geliyor. Bir çalışan ya da yönetici, ne kadar verimli olursa olsun, etkili değilse, verimli olmasının da hiç bir önemi olmamaktadır.
·         Dersin devamında KARTZ Modelinden bahsettik. Bu modele göre, alt kademe yöneticilerden üst kademeye doğru değişmemesi gereken tek şey insan ilişkilerine verilen önem olmakta. Aradaki tek fark, üst düzey yöneticiye doğru teknik becerinin değil, vizyonun öneminin artmış olmasıdır.
·         İdeal bir yöneticinin zamanının %70 ini stratejik, %40 ını sıradan işlere ayırması gerekirken Amerika’da yapılan araştırmalara göre %20 stratejik, %80 sıradan işlere zaman ayrılıyor.
·         Performans değerlendirmede çalışanların yöneticinin en çok dikkate almasını beklediği konu farkedilmek. Burada en kötüsü de, ignore edilmek, yokmuş gibi davranılması ve zaten bu işin onun görevi olduğu düşüncesinin yansımaları.
·         Çalışanların yetkinlikleri ve kişisel özellik ayrımlarından, buzdağının görünen ve görünmeyen yüzünden bahsettik.
·         Yönetici her toplantının sonunda aksiyon planıyla çıkmalıdır.
·         Geri bildirim verirken
1.      Doğru zamanda geri bildirin verin
2.      Dengeli olun
3.      Temel amacımız : Yardım etmek
4.      İçten ve direct konuşmalıyız, net olmalıyız
5.      Tehditkar veya yargılayıcı, kırıcı olmayın
6.      Kişiye değil davranışa odaklanın
7.      Rapora yorum yapın, kişiye değil
8.      Duygu kelimeleri kullanın
9.      Değiştirebileceği, onunla ilgili noktalar üzerinde yoğunlaşın.
·         Poizitif geri bildirim verirken ST (Situation) , A (Action) , R (Result). Yani Oben durumumuz bu şekildeydi, şöyle bir aksiyon aldık bu durumu değiştirmek için iyi bir sonuca ulaştık, sonucunda şöyle şöyle kazanımlarımız oldu.
·         Negatif geri bildirim verirken ST (Situation) , A (Action) , R (Result) , A (Agreement – Burası hep unutuluyor ) , A (Alternative Action ) , A (Alternative Result ) . Burada en önemli konu, karşımızdaki kişinin de bu hatanın farkında olmasını sağlamak, onun da konuşmasını sağlamak.