obenplus.com | oben+ | Hikayesi bol bir yazılımcının kaleminden, teknoloji dünyasını en önemli ve en ince ayrıntısına kadar takip etmek, bir yazılımcının hayatını, yaşantısını gözlemlemek isteneyenler için...

Archive for Eylül, 2015

Hayatımız boyunca yapmamız gereken seçimlerin tamamı, her zaman düşündüğümüz kadar kolay olmayabilir. Bazı zamanlar zor seçimler yapmak zorunda kalırız. Adı üzerinde, zor. Bu nedenle karar vermek de oldukça zordur. Gelecekte karşılaşabileceğiniz zor bir seçim olduğunu hayal edin. Bu belki kariyerinizle ilgilidir – kurumsal bir firmada çalışan bir finans uzmanı olmak mı yoksa dünyayı dolaşabileceğim bir meslek seçip kabin memuru olmak mı- ya da bu zor seçim belki de iki kişi arasından evleneceğiniz kişiyi seçmek kadar zor bir seçim olabilir -Oben ile mi yoksa Burak ile mi- ya da yaşamak istediğiniz yer ile ilgili – şehirde mi yoksa kasaba gibi şirin bir yerde mi- olabilir. Ya da bu zor seçim, çocuk yapıp yapmamak kadar zor da olabilir. Biraz daha zorlaştıralım, hasta bir yakınınızı ailenize dahil edip yanınıza almak mı yoksa onun tüm masraflarını karşılamak mı gibi bir karar olabilir bu.

Tüm bu zor seçimleri düşündüğünüz zaman sizin için ne kadar önemli olduğu ön plana çıkıyor değil mi ? Aslında vermeniz gereken o kararı zorlaştıran, konunun sizin için ne kadar önemli olduğuyla ilgili. Bir yandan baktığınızda, zor seçimlerin sizin için ne kadar can sıkıcı, ne kadar karın ağrıtıcı derecede problem durumlara yol açtığını düşünüyorsunuz değil mi ? Aslında hayatınız boyunca karşılaştığınız bu zor seçimler, içinizde gizli olan büyük bir gücü de açığa çıkartıyor farkında değilsiniz.

“Zor bir seçim” dediğimiz zaman, aslında o seçimi zor olarak işaretlememize neden olan şey, tercih yapmak zorunda kaldığınız alternatiflerin hangileri olduğuyla alakalıdır. Sizin için bu kararı zor kılan zaten bu alternatifler ve seçiminiz sonrası oluşacak sonucun sizin için ne kadar kritik olacağıdır. Kolay bir seçim ile karşılaştığınızda, alternatiflerinizden bir tanesi, diğerinden daha iyidir. Biz de insan beyninin doğal bir tercih mekanizması olarak o iyi tercihi seçeriz. Zor bir seçim ile ilgileniyorsak, bu sefer seçimlerden birisi diğeriyle yarışabilecek kadar iyidir. Yani iki alternatifi değerlendirdiğimiz zaman, alternatiflerden birisinin iyi ve kötü yönlerini bir kağıda, diğerinin de iyi ve kötü yönlerini başka bir kağııda yazdığımız zaman görürüz ki, iki alternatifin iyi yönleri ve kötü yönleri birbirleri ile karşılaştırılamayacak şeyler ve ikisinin de iyi yönleri bizim bir arada istediğimiz şeyler. Fakat elimizde ayrılmış iki seçenek var ve bunlardan birini seçmek zorundayız. Yani sonuç olarak iki seçenekten bir diğeri öbüründen daha iyi bir seçenek değildir zor bir seçimde.

Zor bir seçim yapmamız gerektiğinde ilk olarak yapmamamız gereken şey, o seçimin gerçekten çok büyük bir seçim olduğuna kendimizi kaptırmamak. İkinci yapmamamız gereken şey, zor seçim anında karar verememe sebebimizin aptal olduğumuzdan dolayı olduğuna inanmamak.

İnsan böylesine zor bir karar vermesi gerektiğinde hep şunu istiyor, keşke her iki seçim için de gelecekte bana neler olacağını şimdiden görebilsem. Mesela bir video ya da bir sanal gerçeklik ile bunu seyredebilsem ve ona göre karar verebilsem 🙂 Fakat, maalesef şu an için böyle bir teknoloji yok.  Böyle olunca da, genel insan psikolojisi, en risksiz seçimi yapmaya yönlendiriyor bizi. Oysa bu da yapmamamız gereken birşey. İyi bir araştırma yaptığımız zaman rahatlıkla görebiliriz ki, her zaman en doğru karar en güvenli karar olmayabilir.

Bu aşamaya kadar ne yaptık? Zor bir kararla karşılaştık ve o seçim yapmamız gereken konunun dünyanın en büyük problemi olduğu ve aptal olduğumuz için riskin en az olduğu seçimi yapmamız gerektiği düşüncesini sildik attık beynimizden ve kafamızda şurası çok net olmalı :”en iyi seçenek diye bir şey yok!” Read more