obenplus.com | oben+ | Hikayesi bol bir yazılımcının kaleminden, teknoloji dünyasını en önemli ve en ince ayrıntısına kadar takip etmek, bir yazılımcının hayatını, yaşantısını gözlemlemek isteneyenler için...

All posts in Microsoft

Microsoft’un Yeni CEO’su artık Satya Nadella (46).

Şirketin Bulut ve Kurumsal Çözümler departmanının başkanı olarak devam ettiği 22 yıllık Microsoft deneyimine, artık CEO olarak devam edecek olması, oldukça heyecan verici olsa gerek. 🙂

Microsoft’un geleceği açısından incelemek gerekirse, yazımın en başında da belirttiğim gibi, Nadella, Bulut teknolojilerle ilgili bir departmandan geliyor. Microsoft’un CEO tanıtım sitesinde bulunan röportajında da Nokia’nın satın alınması ile 130.000 işçinin daha Microsoft’a katılmasından bahsediyor. Bu durum, gelecek açısından da ipuçları sunuyor bizlere.

Burada en önemli konulardan birisi, Microsoft’un “hızlı inovasyon” atağına girişeceğinin vurgulanması ve kurucu Bill Gates’in “Teknoloji Danışmanı” olarak atanması bence.  Yani Bill Gates artık Microsoft’da daha çok zaman harcayacak diyebiliriz. Bu nedenle ben sürece Satya & Bill kombinasyonu olarak bakıyorum. Önceki CEO larda Gates konuya dahil olma konusunda hep çekimserdi ve arka planda kalıyordu fakat, Satya&Bill kombinasyonu sonrası bu durum değişeceğe benziyor.

Nadella, 22 yıllık Microsoft hayatında, zamanının büyük çoğunluğunu şirket için çoğunlukla headline olmayan konularla ilgilenerek geçirdi. Dışardan bakıldığında, CEO koltuğuna oturması gereken ilk kişinin Nadella olmaması gerektiği görüntüsü oluşuyor bu durumdan ötürü fakat, Microsoft’un içerisinde yaşanan gelişmelere bakıldığında, Nadella’nın, şirketin server altyapısını cloud’a sunma konusundaki başarısı (Skydrive) müşteri kitlesinin büyümesi açısından da büyük rol oynamıştı.  Aşağıda, Nadella’nın CEO olarak verdiği ilk röportajın videosunu koydum. Önce dilerseniz videoyu izleyin ve sonrasında da videonun üzerinden değerlendirmelerimi okuyun.

Nadella, bu röportajında dünyanın dijital ve yazılıma dayalı bir hal aldığını söylüyor. Kendisinin de Microsoft’daki stratejisinin bu süreçte ilerlemek olduğunu belirtiyor. Fakat Ballmer dönemine baktığımızda ise, “Device and Software” stratejisi ile ilerlendiğini görüyoruz. Bu da Microsoft’un gelecek süreçlerinin Balmer dönemine oranla farklı bir şekilde ilerleyeceğini gösteriyor elbette. Artık Nokia’nın da satın alınmasıyla birlikte mobil ve cloud ağırlıklı projelerin Microsoft ile hayatımızda daha çok yer edineceğini söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Sonuç olarak Bill Gates’in de katılımıyla birlikte, Microsoft’da hareketli bir senenin kapıları ardına kadar açıldı diyebiliriz. Merakla bekliyorum. Microsoft, artık Windows Phone ve Nokia kombinasyonu ile birlikte biz tüketicilere ne gibi inovasyonlar sunacak ?


Bugünlerde, bir kaç kişiden Windows Server 2012 kurulumu ile ilgili mail aldım. Günümüzde, hevesli arkadaşların çok fazla maddi kazançları olmadıkları için, sıfır bir makina alıp, bu makineye standalone windows server kurmaları mümkün olmadığı için, youtube da çok işe yarayacak ve ingilizce bilmeyenlerin dahi çok rahat kavrayabileceği şekilde anlatılmış, virtual box ile windows server 2012 kurulumunu anlatan bir video buldum. Sizlerle bu videoyu paylaşmak isterim.


Rus hackerlar, Skype üzerinde büyük bir açık buldular. Bu açığa göre 3.parti uygulamalar diledikleri zamanda sizin kullanıcı hesaplarınızı kontrol edebilir yönetebilir duruma gelebiliyor. Hackerların tüm ihtiyaç duydukları ise sizin kullanıcı adınız ve Skype hesabınızda kullandığınız e-posta adresiniz. Sadece bu 2 bilgiyi kullanarak, hackerlar hesabınıza girebilir ve diledikleri gibi şifrenizi değiştirebilirler. The Next Web sitesi Rus hackerların bahsettiği 5 aşamada hackleme tekniğini denediler ve bir çok hesap için işlemin başarılı olduğunu gördüler.

Eğer adresinizin başkalarının eline geçmiş olabileceği tereddütünü yaşıyorsanız kimsenin bilemeyeceği bir mail adresi ile mevcut skype adresinizi değiştirmeniz faydalı olabilir.

Microsoft konu ile ilgili yaptığı açıklamada şifre sıfırlama işlemlerini sorun çözülene kadar durdurduklarını açıkladı.

“We have had reports of a new security vulnerability issue. As a precautionary step we have temporarily disabled password reset as we continue to investigate the issue further. We apologize for the inconvenience but user experience and safety is our first priority”


 

Bildiğiniz gibi, Steven artık yok. Steven binayı terk ettiği için artık yerine Julie bakacak. Yani Windows takımlarının yeni patronu artık Julie. Kendisi Steve Balmer(CEO)’a direk rapor veren kişi kademesine geçti.

Windows birimini yönetmek oldukça zor iş bunu biliyoruz hepimiz.Peki o zaman kimdir Julie Larson-Green ? Detaylıca anlatıyorum arkadaşlar…

Read more


Microsoft’un Windows’dan sorumlu yöneticisi Steven Sinofsky (President Of Windows Division) bu sabah itibari ile görevinden ayrıldığını açıkladı. Üstelik görevini bırakıp Microsoft’da çalışmaya da devam etmeyecek. Şirketten ayrılıyor tümüyle. Steven kimdir derseniz, çoğu teknoloji takipçisinin Microsoft Surface tanıtımından hatırladığı bir isim kendisi. Biliyorsunuz, tanıtım sırasında ultra dokunmatik, eldivenden bile kullanabileceğiniz Surface den bahsederken Surface yanıt vermeyi kesmişti ve kendisi bir miktar rezil olmuştu. Bu sebeple ayrıldığına ilişkin söylentiler halen ortalıkta kol gezse de, henüz şirketten yapılmış bir açıklama bulunmuyor. The Verge sitesinin edindiği bilgilere göre, Steven’in ayrılığında Surface de yaşanan sıkıntıların bir etkisi bulunmuyor. Fakat Steven’in ayrılığında, tıpkı Apple’da Scott’un ayrılığında olduğu gibi kişilik çatışmalarının etkisi olduğu söyleniyor.

 

Steven’in verdiği bir röportajda ayrılık sinyalleri aşağıdaki cümleler ile verilmişti ;

“It is impossible to count the blessings I have received over my years at Microsoft. I am humbled by the professionalism and generosity of everyone I have had the good fortune to work with at this awesome company.”

Microsoft CEO’su konumunda bulunan Steve Balmer de bu ayrılık kararı ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı;

“I am grateful for the many years of work that Steven has contributed to the company.”

Son olarak Steven’den çalışanlarına yazdığı e-posta da aşağıdaki gibi;

 Some might notice a bit of chatter speculating about this decision or timing. I can assure you that none could be true as this was a personal and private choice that in no way reflects any speculation or theories one might read-about me, opportunity, the company or its leadership.

Steven’in ayrılığından sonra, edinilen bilgilere göre, Julie Larson-Green, Windows biriminin başına geçecek. Julia da 1983 yılında Microsoft’da çalışmaya başlamış, user-interface design, program management ve araştırma süreçlerinde Microsoft’un vazgeçilmez isimlerinden olmuştu. Bu sebeple CEO Balmer kendisini “bu iş için en uygun kişi” olarak tanımlıyor.