obenplus.com | oben+ | Hikayesi bol bir yazılımcının kaleminden, teknoloji dünyasını en önemli ve en ince ayrıntısına kadar takip etmek, bir yazılımcının hayatını, yaşantısını gözlemlemek isteneyenler için...

All posts in Android

Merhaba arkadaşlar,

GOSOFT olarak yayımladığımız yeni uygulamamız, Ekşi Sözlük gayrıresmi mobil uygulaması Şükela Reader yayında.

Uygulamaya buradan ulaşabilirsiniz.

 Şükela Reader- ekran görüntüsü         Şükela Reader- ekran görüntüsü


Android kullanıcıları için telefonunu evde unutmak problem değil. Telefonumu Evde Unuttum uygulaması işinizi fazlasıyla görecektir.

Uygulamaya buradan ulaşabilirsiniz.

Uygulamanın detayları aşağıdaki gibidir;

Cep telefonunuzu, evde ya da işyerinde unuttum diye endişelenmeyin!

Telefonumu Evde Unuttum! uygulaması ile artık sms ve aramalarınza ilişkin tüm bilgiler anında mail adresinizde!

Varsayın ki, işe gidiyorsunuz ve telefonunuzu evde unuttuğunuzu farkettiniz. Düşünsenize, gün boyu telefonunuz yanınızda olmayacak, kimler aramış kim ne sms göndermiş bilemeyeceksiniz. Eşinizi aramanız lazım ve eşiniz size sürekli bu seni aradı şu seni aradı demek zorunda. Belki de çok önemli bir iş görüşmesini kaçırmak ile karşı karşıyasınız.

Telefonumu Evde Unuttum! uygulaması ile arkadaşınızın telefonundan kendi telefonunuza bir sms gönderiyorsunuz. Bu sms e daha önce belirlediğiniz metni yazıyorsunuz. Arkadaşınızdan kendi telefonunuza sms gönderdikten sonra kendi telefonunuzda uygulamamız aktif oluyor. Bu aşamadan sonra telefonunuza gelen/giden tüm aramalar ve gelen/giden tüm sms ler önceden belirlediğiniz mail adresinize anında gönderiliyor. Siz de telefonu evde unutmanın acısından bir nebze olsun kurtulmuş oluyorsunuz.

Yoğun iş temposunda cep telefonumu asla unutmam diye düşünmeyin. Evden aceleyle çıkabilirsiniz, ya da işyerinde telefon şarjdadır ve şarjda unutup çıkabilirsiniz. Belki senede 1 kere başınıza gelir ama belki de çok önemli bir görüşmeyi kaçırırsınız. İşte biz bu probleminizi gidermeyi amaçlayan, alanında uzman geliştiricileriz.


Android üzerinde listview kullanımına sıklıkla ihtiyaç duyarız. Mevcutta android bize listview altyapısını sunuyor, fakat standart bir listview, eğer göze hitab eden bir uygulama hazırlıyorsak, işimizi görmeyecektir. Bunun için kendi listviewimizi hazırlamamız gerekir. Ben androidhive blogunda Tavi’nin hazırladığı yazıdan yola çıkarak size bu blog yazısını hazırlayacağım.

Ekran Alıntısı

Resim : AndroidHive

Sol tarafta gördüğünüz listview, aslında bizim hazırlamak istediğimiz örneği ifade ediyor. Bu örnekte bir şarkı listviewi düşünülmüş. Sol tarafta bir image view var ve buraya album kapak fotografı geliyor. Ayrıca üst kısmında şarkının adı, altında şarkıcının ismi ve sağ tarafta şarkının süresi bulunuyor.

Burada arkaplanın gradient olmasını sağlamak istiyoruz. Bu sebeple, gradient mantığından biraz bahsetmek isterim.

Kendimizce konunun mantığını birlikte düşünelim. Bir listview item için hangi durumlar vardır bunu düşünelim…

Listview için 3 durum var, telefonumuzu kullanırken hepimiz farkederiz ama bir türlü maddelememişizdir bunu. Gelin ben size yardımcı olayım;

  1. Hiç kimse dokunmuyorken listviewin görüntüsü
  2. Tam da dokunurkenki listview
  3. Dokundum elimi tutuyorum anındaki listview

 

Bu 3 durumu ifade etmek için doğrudan Tavi’nin blogundaki isimlerle ilerliyorum;

Hiç kimse dokunmuyorken listview in arkaplanındaki shapegradient_bg.xml in içeriğini aşağıdaki gibi hazırlıyoruz;

Aslında mantık çok basit. startColor, centerColor, endColor… Başlangıç rengi, orta kısım ve son kısım. Burada açı olarak da 270 derecelik bir açı ile renklendirmenin başlamasını planlıyoruz.

Read more


Arkadaşlar ilk yazımda, GCM projesine, Android uygulaması üzerinden project id (sender id) üzerinden register olmuştuk. Yazıda ben bileşenlerden bahsetmiştim. Kişisel tasarımım ise aşağıdaki şekilde;

ASDAD

 

Uygulamanın bu aşamaya kadarki kodlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Arkaplanda kayıt işlemini yapan kodumuzu tekrar hatırlayalım;

Read more


Merhaba arkadaşlar,

Bu konu aslında benim de uzun zamandır merak ettiğim fakat öğrenme fırsatı bulamadığım bir konuydu. Size bu yazıyı değişik bir teknikle hazırlama kararı verdim. Öğrenirken, bir yandan da parça parça size bu yazıyı hazırlayacağım. Burada dikaktinizi çekmek istediğim bir konu var, artık Google Cloud Messaging SDK sı yenilendi. Eski SDK kaldırıldı ve bloglarda bulunan tüm yazılar halen eski sdk ya göre. Ben bu sebeple hiç bir kaynaktan faydalanamadığım için doğrudan resmi dökümantasyonu okuyarak orada öğrendiklerimden yola çıkarak geliştirme yapacağım. Bu sebeple biraz  zor bir süreç olacak benim için, fakat tamamlandığında komple yeni SDK ya göre ve Türkçe bir kaynak olarak bence herkesin faydalanabileceği bir yazı oldu.

Google Cloud Messaging hakkında detaylı ön bilgi sahip olmak istiyorsanız resmi dökümantasyonundan faydalanabilirsiniz. Yazımın bir kısmında Ravi Tamada’nın bu yazısından da destek aldım.

Google Cloud Messaging – kısaca GCM – aslında sunucu görevindeki bilgisayarlardan gönderilen verilerin, android tabanlı cihazlardan (akıllı telefon olur, tabletler olur) almaya yarayan bir teknolojinin adıdır. GCM, adından da anlaşılabileceği üzere bulut teknolojisini kullanarak uygulamalara veri göndermeyi sağlar. Neyse, bu bulut sistemi dedikleri birşey var, herşey oraya birşey atıyor, gelen de oradan birşey alıyor özetle. Abur cubur dolduruyorsun, herkes ihtiyacını oradan alıyor. Bu bilişim konularına da fazla kafayı yormayalım bence, yoksa sıyırırsınız, kafayı taktınız mı o zaman işiniz kötü aslında… Bu sebeple çok detaya inmek istemiyorum 🙂

GCM’nin sağladığı en büyük faydayı anlamak için birlikte düşünelim. Örneğin bir android uygulaması yazdınız, maç sonuçlarını gösteriyorsunuz. Uygulamanızın skor bilgisini kullanıcılara güncel bir şekilde göstermesi gerekiyor maç oynandığı süre boyunca. Burada GCM’den haberi olmayan bir kişi, uygulamasına her 10 saniyede bir serverdan “Maç sonucu var mı?” diye sormak suretiyle yanıt bekler. Bu durum hem server yoğunluğuna sebep olur (Uygulamanızı kullanan herkesin telefonunun 10 saniyede 1 servera skorlarda bir değişme var mı diye sorduğunu düşünün) hem de telefonlar sürekli data alıp gönderdiği için mobil veri aktarımı yüksek olur. Ayrıca sürekli bir aktivite hem telefonun ram kaybına sebep olur, hem de akıllı telefonların şarj ömrünün zaten çok kötü olduğu günümüz teknolojisinde, bataryanın çabuk bitmesine sebep olur. GCM aslında tam bu noktada devreye giriyor. GCM sayesinde, server, skorda bir değişim olduğunda telefonlara “Skorlar Değişti!” mesajını gönderiyor.

Şimdi de gelelim GCM’deki aktörlerin kim olduğuna. Aslına bakarsanız 3 aktör ile süreç yönetilebiliyor.

  1. Android Uygulamanız
  2. Google’ın GCM Sunucuları
  3. Sizin Sunucunuz

Aralarındaki ilişkiyi de kendi hazırladığım bir grafikle ele alalım;

 

Şimdi buraya kadar, GCM nin telefon ve server ile arasında geçen süreci aktardık. Şekilden de göreceğiniz üzere a ve b şeklinde 2 ok da var. Read more